17 Mart 2008 Pazartesi

ENES KRUP - EMİN ROTA VİRÜSÜ


Evet.İlk önce Emin rota virüsü oldu.Perşembe gecesi başlayan kusmaya, sabah ateş ve ishal eşlik etti.Neyse ki akşama doğru kusması bitti.Cumartesi günü de ateşi kalmadı ama ishal hala devam ediyor.Gerekli sıvıyı aldığı için serum takılmadı.Evde iyileşmesini bekliyoruz.


Cumartesi gecesi de saat 1.30 Enes ağlayarak bir uyandı ki...Krup olmuş.Artık tecrübeli sayılıyorum.Eskiden her ay olurdu ve geceyi zeynepkamil de buhar alarak geçirirdik.Neyse ki, artık evimizde buhar aleti var da ihtiyacımız olduğunda onu kullanıyoruz.


Cumartesi günü arkadaşları sokağa çıktığı için Enes de çıkmak istedi ve ben de izin verdim.Bayağı oynadı.Ben arada camdan bakıyorum ne yapıyor diye...Bir baktım ki Enes bahçedeki uzayan çimleri biçiyor elleriyle.Eyvah ! dedim.Camdan bağırıyorum ama dinleyen kim.Çocuk çimen yemeği yapıyor:) Dinler mi beni.Aslında çimenle oynamasına kızmam ama yapılan alerji testinde çayır-çimen alerjisi çıktığı içindi bu tepkim.Ondan mı oldu,ya da o tetikledi mi bilmiyorum ama gecesinde de krup oldu:( Hala devam eden öksürüğü var.




............................................................................




Bu arada Enes e bilgisayarı yasakladım.Yasakladım derken sadece günde üç kere (sabah-öğle-akşam) yarımşar saat izlemesine izin veriyorum.Tabi ki bu durumdan herkes rahatsız.Enes daha çok izlemek istediği için kızgın.Emin yediği dayakların sayısı arttığı için kızgın.Ben ise ikisini öyle gördüğüm ve sürekli başlarını beklediğim için kızgınım.Mazeretimiz var "ASABİYİZ biz " :P


Bilgisayar kapanınca Enes biraz oyuncaklarına ilgi duymaya başladı.Biraz da bana yardım etmek istediği için ev işlerine...:)


Geçen gün toz alıyordum.Enes de bana yardım etmek istediğini söyledi.Ben de "iyi bari et" dedim.Ben siliyorum,o da arkamdan kuruluyor.Ben "teşekkür ederim oğlum bana yardım ettiğin için, sen olmasaydın ben bu kadar işi tek başıma bitiremezdim,ne güzel kuruluyorsun" dedikçe Enes -tabiri caizse- kendinden geçti.Bir ara ortalıktan kayboldu.Ne yapıyor diye bakmaya gittim.Hızını alamayan Enes gümüşlüğün de tozunu silmeye kalkmııııııışşşşşş............






Ortaya bu durum çıkmıştı.Ne yapalım."Cana gelecek mala gelsin" dedik.Kırılanları toplayıp,süpürdük.

İşte günlerimiz böyle geçiyor arkadaşlar...:) :(

12 Mart 2008 Çarşamba

İçimiz - Dışımız SÜNGERBOB KAREPANTOLON ... :P

Kedime inanamıyorum.Bana sorsalar; ya da birinin çocuğunun çok televizyon veya bilgisayar izlediğini görsem zararlı olduğunu söylerdim. Ama Enes gününün neredeyse bütün kısmını bilgisayarda süngerbob izleyerek geçiriyor ve bu vicdan azabı da bana yetiyor.Babası internetten indirdi.Yetmişdört bölüm dizi halinde.İzlemekten de bıkmadı.Bana artık öğğ geldi.Bir de durup durup aynı bölümleri izliyor.Dayanamıyorum.


Aslında izlemesine engel olabiliyorum.Ama bilgisayar kapanır kapanmaz sanki kardeşi bu eve yeni gelmiş gibi çocuğa dadanıyor.Emin zaten sulugöz ve çok nazlı:( Daha abisini uzakta görse ağlamaya başlıyor ki ;bir de Enes yanına gittiğinde iş iyice zorlaşıyor.Enesle resim yapıyoruz.En fazla 10 dakika;kitap okuyoruz,en fazla 15 dakika sürüyor.Sabah 6.50 de uyanınıca gün zaten bitmiyor.Çıkmazdayım.Bilgisayarda uzun süre çizgi film izletsem Enes e zarar,kapatsam Emin e zarar...İki ucu....................





Gittiğimiz yerlerde de televizyon varsa orada da ya yumurcak tv veya kanal d çocuk...Mutlaka bişey buluyor.Ben de daha çok çocuklarla birlikte oynamasını istiyorum.Hem sosyalleşme açısından,hem birşeyler paylaşma açısından...Olmuyor,olmuyor...


Anaokuluna göndermeyi düşünüyorum.Bu konuda da nasıl fikrimin değiştiğine inanamıyorum.Anaokulunda çalışırken okula gelen üç yaşında,annesi çalıştığı için mecburen okula gelen çocuklara acırdım.Annelerinden zorlukla ayrılır,arkasından gözyaşı dökerlerdi "anne" diye...Gerçi sonra susarlardı ve okula alıştıktan sonra güle oynaya geldikleri bile olurdu.Ama gözüme küçük gelirdi o anne kuzuları.Şimdi ise benim üçbuçuk yaşındaki oğlum gözüme büyük geliyor ve okula gidebilir diye düşünüyorum. (Bir bebek bendeki duyguları da nasıl değiştirmiş.) Enes de hiç gitmek istemiyor okula."Ne zaman gideceksin okula?" diyorum da hemen cevabı veriyor "gitmeyeceğim" diye...


Gelelim Emin Bey e...

Oğlumuz iki kolu üzerinde döne döne evi talan ediyor.Abisini arabaları,tahta oyuncaklar ne varsa döküp ağzına koyuyor.Onun için yanlız bırakmaya korkuyorum.Zaten odadan çıksam da ağlama başlıyor.Yanımda mutfağa götürüyorum.Mama sandalyesinde yemek yerken duruyor.Ama iş yapmak için bıraktığımda çok sıkılıyor.

Sonunda mama sandalyemizi aldık.Aldığımız günden beri rahat yemek yiyebiliyorum.Yoksa emin kucağımda yemeklere atlıyor,Enes "beni yedir" diye ağlıyor çoğu zaman yemeden kalkıyordum masadan.Mama sandalyesi gerçekten büyük rahatlıkmış.

.....................................................................................

Bu arada kendime atkı gibi bişey başlamıştım.Şu ana onu bitirdim.Şimdi de Emin e tığ şişten battaniye yapıyorum.Ne yapayım.Ben dedim...Kuaybe ve Sabahnur...Beni de heveslendiriyorsunuz diye:) Tabi ki sadece biryere gittiğimde ve Emin i uyuması için ayağımda sallarken yapıyorum.

Bu resmi çektiğimde daha yeni başlamıştım.Ama şimdi bitirdim.Başladığım günden beri bloğa koyacağım diye bekliyordu:)

Yarın liseden arkadaşlarım yuva açıyor.Yuvanın açılışına gideceğim inşaallah.Belki enes de sever de okula gitmek ister.

NOT:Bazen çocuklardan fırsat bulamıyorum ve yorumlara cevap yazamıyorum.Kusura bakmayın olur mu?

Tam yazımı yazıp "yayınla" diyecektim ki ;oturduğum sandalye bir ileri,bir geri gidiverdi.İlk önce Enes yaptı sandım.Aslında deprem olduğunu anladım ama anlamamazlıktan geliyorum.Evde çocuklarla yalnızım.Enes benden uzakta oyun oynuyordu.Deprem olduğu kesindi.Elim ayağım birden titremeye başladı.Bütün afetlerden çok korkuyorum.Allah ım bir daha yaşatma.İnsan kendini değil o an hemen çocuklarını düşünüyor.

5 Mart 2008 Çarşamba

GEÇ KALMIŞ SOBE...

Nefesimi kesen/kesecek anlar ...

İlk olarak aklıma gelen :Ben ikinci doğumumda birinciden daha deneyimliyim ya;son ana kadar evde sancımı çektim.Doğum masasında ilk seferde doğsun diye bütün enerjimi topladım ve elimden geleni yaptım ama olmadı.İşte o zaman bütün gücümü ilk seferde harcadığım için nefesim kesilir gibi oldu...:(



Enes i Emin in üzerine çıktığını , ağzını eliyle kapatıp nefessiz bıraktığını gördüğüm an nefesim kesilir gibi oluyor.



Geçen gün kardeşim rahatsızlanmıştı ve doktor ciddi bir hastalıktan şüphelenerek doppler istedi.işte o doppler çekilip de doktor sonuçları bize söyleye kadar resmen nefesim kesildi.( Neyse ki korkulacak bişey çıkmadı.Allah a şükür.)



Eşimin canlı yayında yada tüm akrabalarının toplandığı bir yerde "seni seviyoooooruuuummm"demesi nefesimi keserdi herhalde:)



Çocuklarımın ilk okula başlayacakları gün,üniversiteden diplomalarını alıp kep fırlattıkları gün, nefesimi kesen anlardan olurdu.



Kabeyi ilk kez o ihtişamıyla gördüğüm an nefesim kesilir gibi oldu.



ASLINDA Yapabileceğim HALDE Şimdiye KADAR Ertelediğim ŞEYLER:



Aslında çocuklar bahane mi bilmiyorum ama ev işi.Hergün niyet ediyorum yapıcam diye ama olmuyor.Birgün süpürsem aynı gün silemiyorum.


Kpss sınavına girmek.Bir türlü çalışıp giremedim şu sınava.İnşaallah bu sene girmeyi düşünüyorum.

İş aramak.Bir türlü iş başvurusu yapmaya gitmiyorum hiçbir yere.Sanki iş benim ayağıma gelecek te:) Enes olana kadar bir anaokulunda çalışıyordum.Şimdi yine çocuklarımdan ayrılmadan çalışabileceğim tek iş anaokulunda çalışmak.

İki çocukla tek başıma araba kullanmak.Bunu da bir türlü denemedim.Ama en kısa zamanda hayata geçiricem bu isteğimi.

Bir daha dünyaya gelseydim...
Yine ben olarak gelmek isterdim.Allah a şükür halimden memnunum.Mutluyum.Eşim,çocuklarım,akrabalarım,arkadaşlarım ve blog dostlarımla hayat çok güzel...

20 Şubat 2008 Çarşamba















Karlar eridi.Yollar açıldı.Biz ancak bu konuya değiniyoruz.

Ben kar ı çok severim.Aslında yağmuru,güneşi de seviyorum ama karı bir başka seviyorum nedense...

Kar yağarken herbir kar tanesinin birbirine değmeden yere düşüşündeki mucizeyi izlemeyi severim.

Doğanın bembeyaz bir hale bürünmesini severim.

Karda yürümeyi severim.

Karda yürürken çıkarttığı o sesi severim.

Karlar erirken ki o su şırıltısını severim.

Bu sene de hazır kar yağmışken Enes le birlikte birgün babası,birgün de ben karın tadını çıkarmaya çalıştık.Emin ise olayları -tatildeki gibi- evden takip etti:(





Kaymaya giden Enes...









Bu seneki karın tadını da böylece çıkarmış olduk:P

17 Şubat 2008 Pazar

GİDİŞİMİZ MACERA - DÖNÜŞÜMÜZ MACERA ...


Emin iyileşmişken hemen oturdum bilgisayar başına...:)

Gezimizin rezervasyon,yol bileti gibi ayrıntılarıyla hep kardeşim ilgilenmişti.Gideceğimiz gün geldi ve Bostancı deniz otobüsü yolunu tuttuk.Deniz otobüsünün kalkmasına bir saat kala evden çıktık.Tam varmamıza 6-7 dakika kala kardeşim biletleri evde unuttuğunu hatırladı.Kendisi sorumluluklarını iyi bilen biri olduğu için kimsenin aklına evden çıkarken biletleri hatırlatmak gelmemişti bile.Yoksa babam böyle şeyleri tekrar tekrar sorar.


Neyse hemen İDO yu aradık.Ama "biletsiz giremezsiniz" cevabını aldık.Bu arada bir de babama nasıl söyleyeceğimizi düşünüyoruz.Bu tarz şeylere öyle sinirlenir ki...Telefonla konuşuyoruz ama babam daha farkında değil.Neyse söyledik babama.Tahmin ettiğimiz gibi babam çok kızdı.Ama olan olmuştu.Tekrar eve dönsek kesin vapuru kaçırıcaz.Evde kardeşim var.O getirse yine yetişemeyiz.Tekrar İDO yu aradık."Biletlerin üzerindeki barkot numaralarını versek geçebilir miyiz?"Yine cevap "HAYIR."Bu arada vardık tabi.Babam ve suçlu kardeşim gitti.Ne gelen var,ne giden.Biz meraklar içerisinde arabada bekliyoruz.Neyse biletleri iptal edip yeni bilet alınabiliyormuş.Hemen eski biletleri iptal ettik.Yeni biletleri aldık.Eşyalarımızı güvenlikten geçiriyoruz.Telefonum ısrarla çalıyor.Güvenlikten geçen çantamı alıp telefona baktım.Bu arada güvenlikten geçerken içeride bir çanta daha varmış.Unutmuşum.Sürekli anneme "eşyalar tamam mı?" diye soruyorum.İçime doğdu sanki.Annem bir saydı.Bir tane eksik.Hadi bakalım.Bul bulabilirsen.Etrafa bakıyorum yok.Birden gözüme ilişti.Bir baktım bir çocuk kendi çantaları diye almış elinde taşıyor.Hemen gittim."Bu çanta bizim galiba" dedim.Çocuğun annesi "bizim değil dedi".Ama çanta kızının elinde:)Neyse bu iş de tamam.Kapılar açıldı biz de sonunda deniz otobüsümüze bindik.

Sağ salim iki saaatlik yolculuğun ardından vardık Armutlu ya...
Korktuğum gibi olmadı.Vakit geçirmek için çok alternatif olduğundan Enes kardeşine zarar verecek pek vakit bulamadı.Genelde yorgun olarak eve gelip çizgi film izledi.Bol bol yüzdük,yürüyüş yaptık,parka gittik.Çok güzel vakit geçirdik.Enes in kendisiyle -kardeşsiz olarak- vakit geçirmem çok hoşuna gitti.Mutluluktan bugüne kadar duymadığım sözler söyledi bana deniz kenarında yürürken."Anne çok harikasın" "Anne çok komiksin" "Annecim,Annecim"gibi...
Emin ise ev ahalisi nereye giderse gitsin hasta olmasın diye evi bekledi yavrucak.Ama yine de hasta olmaktan kurtulamadı.Dişerini kaşıyarak vakit geçirdi.

Bu arada bizim çocuklar sabahın 7.30-8.00 inde uyandıkları için kimse bizimle aynı odada uyumak istemedi:( Tabi ki gençler gecenin tadını çıkarıp geç yatınca haliyle sabah uyanamıyorlardı.Bizimkiler dinler mi?Hergün erken kalktılar.

Ve artık dönüş yolu .....

Döneceğimiz günden birgün önce cep telefonumuza bir mesaj geldi."Hava muhalefeti nedeniyle deniz otobüsü seferleri iptal edilmiştir."Bu bizim için iyi bir haber olmadı.Sonuçta çocuklarla birkaç araca binip binmek ,üstelik fırtınalı ve yağışlı bir havada:(


Na yapalım.Kısmet.Sabah erkenden kalktık.8.30 da evi boşalttık.9.00 Yalova otobüsüne bindik.!10.45 te indik.Hemen feribotta yer var mı diye kardeşim bakmaya gitti.Biletlerimizi alıp geldi.Bu sırada anons ediliyordu."Pendik yolcusu kalmasın diye..."Hemen koştura koştura feribota kendimizi atmaya kalmadan kardeşim"Çantanın birini bilet aldığım yerde unuttum"Görevlilere söyleyip bir koşturmaca daha...En sonunda feribottayız.Kendimizi attık koltuklara.Dinlenmeye başladık.Neyse ki feribottan indiğimizde çok geçmeden eşim karşımdaydı da...Bir de orada çanta bırakmadan evimize kavuştuk.

Bir tatil daha mutlu sonla sona ermiş.



12 Şubat 2008 Salı

BİZ DÖNDÜK...

Dönmesine de...

Emin çok hasta.Giderken hasta olduğunu yazmıştım ama...Şu an Emin i tanıyamıyorum.Bir çocuğun bu kadar mı huyu değişir?

Neyi var derseniz:Burun akıntısı,öksürük,ateş ( 39 derece),huysuzluk,uykusuzluk,iştahsızlık,aşırı terleme...Yetmez mi?Yeter,yeter.Tatil dönüşü neye uğradığımı şaşırmış durumdayım.Daha yorgunluğumu bile atamadım.Üzerine yeni yorgunluklar eklendi.

Tabi ki etraftan da "Tatile gittin,çocuğu hasta ettin" sesleri yükselmeye başladı.(Neyse ki eşim tarafından henüz bu söz söylenmedi:P)Ama bu lafları işitmekten korktuğum için Emin gittiğimiz gün eve girdi.Çıktığımız gün çıktı.Bir kez olsun dışarı çıkarmadık.Enesle ben ise hergün üç saat yüzdük.Parkta oyunlar oynadık ve deniz kenarında bol bol yürüyüp;denize taş attık.Biz iyiyiz.Olan evde oturan Emin e oldu.

Beklediğimiz diş tatilden döndüğümüz gün gözüktü."Oğlum tatilimi bekliyordun diş çıkarmak için."İkinci kez bu heyecanı yaşıyorum.İnanın ilk ve ikinci farketmiyor.Ne de olsa bu Emin in ilki:)))

Bana göre bu sıkıntıların sebebi diş.Ama çevremdekiler için öyle değil:(((

Demek ki neymiş:Hasta olmak için dışarı çıkmak gerekmiyormuş.
Demek ki neymiş:Ne kadar dikkat edersen et çocuk hasta olabiliyormuş.
Demek ki neymiş:Bu sözü söyleyecek olan her halükarda söylüyormuş.
Demek ki neymiş:Beklenen diş tatilde çıkabiliyormuş:)))

Gidişimiz ve dönüşümüz maceralı bir tatildi.Ayrıntıları ve resimleri daha sonra ( Emin iyileşince) aktaracağım.Şimdi Emin Bey le ilgilenmeliyim.Biz de katıldık dişliler kervanına:)

3 Şubat 2008 Pazar




Yarın Armutlu'ya, altı günlük ufak bir tatile gidiyoruz.

Enes ve Emin hasta.Yine burunları akıyor.Öksürük var.Enes'te ayrıca göz çapaklanması mevcut.İnşaallah gittiğime pişman olmam.

Annem ,kız ve erkek kardeşim,anneannem,teyzem ve iki kuzenle gidiyoruz.Kadro kalabalık.Aslında eşim gelmediği için gidip gitmemekte kararsızım ama Enes için gittiğim söylenebilir.Enes için değişiklik olsun istedim.Sürekli bilgisayar ve ev ortamından sıkılıyor doğal olarak.Şimdiden çok mutlu havuza gideceği için."Hadi gidelim" "Ne zaman gidicez" deyip duruyor.Eğer annemlerle tek başına gitmeyi kabul etseydi ben hiç gitmeyecektim fakat ;Enes Bey yalnız gitmeyi kabul etmedi.Haklı çocuk.Anne evde kardeşle yalnız bırakılmaz:P

Tatil dönüşü yeni haber ve resimlerle buluşmak ümidiyle...