28 Nisan 2008 Pazartesi

HAVADAN-SUDAN...



Evde salıncak keyfi yapan Emin...:)))




Hobbala keyfi yapan Emin...:)))


Yürüteç sefası yapan Emin...:)))

Elektrik süpürgesi peşinde koşan Emin...:)))




Abisinin yoğun sevgisine maruz kalan Emin...:)))


Abisiyle artık oyun oynayan büyümüş Emin...:)))

27 Nisan 2008 Pazar

Yeni yazı yazmaya fırsat bulamıyorum.Bari çocukların resimleri koyayım da blog renklensin dedim.Bilgisayarıma da "photo filtresi "yükledim.Resimlerin üzerine bloğun adını yazayım diye.Ama beceremedim.Filtreyi yükledim de...Resmin üzerini yazdım.Bloğa resim ekle dedim.O resmi seçtim.Ama olmadı.Hata verdi.

Bu işi başaranlar bana yardımcı olabilir mi?
Resminiz bozuk veya tanınmayan bir biçimde diyor.

16 Nisan 2008 Çarşamba

Ya ben çocuklardan fırsat bulamıyorum yazı yazmak için...:(


16.04.2008 Çarşamba

Havalar güneşli.Onun için biz hemen hemen hergün parka gidiyoruz.Enes iyi ama Emin dişlerinin de vermiş olduğu rahatsızlıkla hem öksürüyor,hem de burnu akıyor.Ama ben üç gündür güneşlendirmek ve temiz hava almaları için çocukları dışarı çıkarıyorum.Bakalım alerjik bünyeli ve astımlı ENES le ,sürekli hasta EMİN in sonları ne olacak...:-)


13.04.2008 Pazar

Pazar günü bizim evlilik yıldönümümüzdü.Altı yılı geride bırakmıştık.Fakat eşim tahmin ettiğim gibi unutmuştu.Ama cep telefonuna kızkardeşim tarafından gelen bir kutlama mesajıyla hatırlamış oldu.Ama hatırlaması birşeyi değiştirmedi.Pazar günü bile işlerinin yoğunluğu sebebiyle çalışması gerektiği için 21.00 de eve gelince normal bir günden hiçbir farkı olmadı benim için özel olan bu günün.Gerçi telafisini yapacağını söyledi.Ama işler böyle yoğunken biraz güç açıkcası.


12.04.2008 Cumartesi

Gelelim cumartesi gününe.Asıl yazı yazmak için oturduğum güne.İlk olarak balıklarımızı (c.tesi günü sabah saatlerinde birini ve öğle saatlerinde ikincisini) kaybettik.Suyunu değiştirmiştim aldığımız günden beri ilk olarak.Ondan mı kaynaklandı bilmiyorum ama ikisi de öldü.Bu hafta biz de taziyeleri kabul ediyoruz.Bizleri acılı günümüzde yalnız bırakmayan arkadaşlara teşekkürler...:(


....................................................................


Gelelim büyük blog buluşmasına.Kuaybe yle ne zamandır İstanbul a geldiğinde tanışalım dediysek nasip c.tesi gününeymiş.Dışarıda buluşmak yerine bizde toplanılmasını teklif etmiştim ve arkadaşlarda kabul ettiler.C.tesi günü tam bir curcunaydı.İlk olarak Esra ve minik Erva yla tanıştık.Daha sonra Aysun ve minik İbrahim Berk teşrif ettiler.Daha sonra Kuaybe ve Yusufcuk,Minel ve Orhan Kerem,Zeynep ve Ahmet Melih geldi.En son olarak da Emine ve Talha,Hacer ve kuzucuğu son ve tek çocuksuz olarak da Seda geldi.Hepsi de ne iyi ettiler.Çocuklardan fırsat bulduğumuz kadarıyla tanışmaya ve sohbet etmeye çalıştık.Ben daha çok çocuklar birbirine zarar verir,bize de konuşma fırsatı vermezler diye düşünüyordum ama...Korktuğum kadar olmadı.Gerçi Enes i biraz amcasına ,biraz da babasıyla gezmeye göndermek zorunda kaldım çocukların selameti açısından.Ama Enes gitti.Elini Talha ya devretti...:-)


Arkadaşlar sağolsun iki çocukla yorulmayayım diye bişeyler yapıp getirmişlerdi.Hepinize çok teşekkür ediyorum arkadaşlar.Çok çeşit olduğu için herşeyden arttı.Gerçi ben giderken herkese artan yiyeceklerden götürme teklifinde bulunduysam da kimse kabul etmedi.Artan yiyeceklerle iki gün daha misafir ağırladım...:)Biraz da eşim işyerine götürdü.Ama hala bazı şeylerden var.Bereketlendi galiba...:P


Günün en beğenilen yiyeceği Emine nin yaptığı kurabiyelerdi.Kapış kapış gitti.Çocuklar artık yemesin diye kaldırdık...:-)



Günün çocuklar tarafından en beğenilen cicili bicili,rengarenk kurabiyeleri.Kesin çocuklar hazır sandı.Yoksa ev kurabiyelerinin yüzüne bakmadılar...:-)


Kurabiyeler kapış kapış giderken...



Evden çocuk manzaraları...




Yusufcuk tan Berk e parmak kukla dersi...:)


Yusufcuk tan diğer çocuklara Emin i boğma dersi...:P ( Kuaybe kızma.Espri olsun diye yazdım.)


Son olarak uzaktan yakından gelerek tanışmamızı sağlayan herkese teşekkürler.Bir dahaki görüşmeye kadar hoşçakalın...

5 Nisan 2008 Cumartesi

Enes in aylardır istediği balık alındı.


Bu durumdan memnun olan:Enes ...:)
Bu durumdan rahatsız olanlar:Ev halkı ve balıklar ...:(






Uzun süredir "biz de balık alalım.Onlara yem atmak istiyorum "diyordu.Tuvalet alışkanlığını da kazandı.Bari hem mükafat ;hem de teşvik olsun dedim aldım.Gerçi eşim evde herhangi bir hayvan beslemeye karşı ama işten geldiğinde balıklar evdeydi:(

Balıkların evimize gelmesiyle dört kişi olan nüfusumuz da altıya çıkmış oldu.Balıklarımızın adı:Skitbörd - böyle yazılmadığı kesin- süngerbop da ki bir karakterin adı ve kakule - bu da bir çizgi filmdeki karga...:)


Enes balıkları halının ortasına koyuyor.Kendi sandalyesini de getirip balıkların başına geçip oturuyor.Akşam işi iyice abarttı ve suya tükürmeye ,ağzını suyun içine sokmaya başladı.Ne yapmaya çalıştığını anlayamadık.İkazlar da fayda etmeyince balıklar bir süreliğine yüksekçe bir yere kaldırıldı.Sonra bir daha yapmayacağını söyleyince ona güvenip indirdik balıkları.




Göz hapsine tutulan balıklar...:P


Ben bu gece Enes i uyku da tutmaz dedim ama neyse ki geceyi deliksiz uyuyarak geçirdi.Sabah kalktığında ki ilk işi balıkların başına gitmek oldu.Yem saatleri de geldiği için yemlerini verdi.Şimdi de başını bekliyor balıkların...:) İlk heves anlıyorum onu.Sonra yüzlerine bile bakmayabilir...:P


Bu günlük de bu kadar...Herkese iyi hafta sonları....

1 Nisan 2008 Salı

Yok - Yok Saatlerin Alınması Bize Yaramadı...

Saatlerin alınmasıyla birlikta çocuklar ve benim fevrim döndü resmen.Tam Emin için bir uyku düzeni tutturmaya başlamıştım ki...Saatler alındı.Şimdi diyeceksiniz ki; "ne var canım,alındıysa alındı,eskiden 19.15 de gece uykusuna yatıyorsa şimdi 20.15 de yatacak."Ben de biliyorum 20.15 de yatacağını ama durum sizin ve benim düşündüğüm gibi olmadı.Eskiden 6.15 de kalkan Emin ,şimdi 7.15 veya en fazla 8.15 de kalkıyor.Sabahları sorun yok.Zira ne kadar fazla yatarsa o kadar benim için kar...:P

Akşam ise 19.15 de gece uykusuna yatan Emin i zar zor 9.00-9.30 arası uyutabiliyoruz.Bu durum da beni rahatsız ediyor.Biran önce uyumalarını bekliyorum dinlenmek için.


Enes de de daha değişik bir zaman algısı oluştu.Sabahları 7.15 de kalkardı.Saatlerin alınmasıyla 9.00 da kalkıyor.Akşamları 8.30-9.00 da yatan Enes i şimdi ise 10.00 - 10.30. da zor uyutuyoruz.Öğlen de uyumuyor artık.


Saatlerin alınmasıyla benim mesai saatleri de uzadı.Artık eşim işe gitmeden hepimiz ayaktayız.Ailece uğurluyoruz eşimi.

NOT:Dün bu yazıyı yazmıştım.Fakat tamamlayamadığım için yayınlayamamıştım.Bu sabah Emin 6.30 da kalktı ve bir daha yatmadı.Enes de gece sebebi bilinmeyen nedenlerden ötürü 1 saat avazı çıktığı kadar bağırarak ağladı ve gece boyunca da huzursuzdu.Ben de bu olanlardan dersimi aldım.Az uyuyorlar diye şikayet eder,şükretmezsen böyle gece de uyanıp yatırmazlar seni ve sabah da daha erken kalkarlar.Allah ım şükürler olsun gece Enes kalkmadığı için ve Emin sabahları daha çok yattığı için...


EMİN Bey artık 9 Aylık

9 aylık olmanın verdiği enerjiyi sonuna kadar kullanıyor.

*Döne döne bütün evi talan ediyor.

*Koltukların altına giriyor,çıkamıyor.

*Abisinin oyunlarını bozuyor.

*Ayakta tutunarak durabiliyor ama ellerini tuttuğumuz halde adım atmıyor.


*Çekmeceleri açıp ,kapıyor.Neyse ki daha içlerindekileri boşaltamıyor.

*Ben bilgisayar başındayken gelip internet bağlantısını çıkarıyor.

*Alkış yapıyor.

*ba -ba de-de diyor.Bunlardan başka bizim anlamadığımız birçok sesler çıkarıyor.

*Uyuturken artık çok direniyor.

*Bezini bağlarken beni çok zorluyor.

*Abisinin saçını çekiyor.

*Uyku saatinde uyumamak için bütün şebeklikleri yapıyor.

*Ekmek kemirmeyi ve çubuk krakeri çok seviyor.

*İkinci dişini çıkarıyor.

*Halılarda ve yerde en ufak kırıntılara kadar toplayıp tadına bakıyor.Bu durumdan karıncalarda nasibini alıyor...:-)

*Çorbayı ve muzu seviyor.

31 Mart 2008 Pazartesi

EBE - SOBE



Sobe konusu: Küçükken dinlediğiniz şarkılar ve şu an size hissettirdikleri...

Küçüklüğümle ilgili aslında çok fazla şey hatırlamıyorum.Kötü de geçmedi aslında küçüklüğüm ama nedense hatırladığım bazı kareler var.Onları da çok silik olarak hatırlıyorum.Doğumla mı unuttum acaba diye dişünüyorum bazen kendi kendime...

Zihnimi bayağı zorladım.Ancak ortaokul yıllarını hatırlayabiliyorum.Daha önceleri ne dinlediğimi hatırlayamadım.Ortaokul yıllarıma denk gelen ergenlik döneminde "Tarkan" ve "Tayfun" furyası hakimdi.Ben de Tarkan ın "Kıl oldum abi" , Tayfun un ise "hadi yine iyisin " diye söylediği şarkıları hatırlıyorum.Bir de Burak kut un "Sen sevdiğimdin,bebeğimdin,neden ayrıldık....diye başlayıp devam eden şarkısı aklımda.

Şu an bu şarkıları duyduğumda bana hiçbirşey hissettirmiyorlar.Şuan ki zevklerime hiç hitap etmiyor bu şarkılar.O zamanları düşünüp de "nasıl dinlemiş bu şarkıları"diye içimden geçirmeden edemiyorum.Gençlik işte...

Annem in bayram sabahları erkenden "Bugün bayram ,erken kalkın çocuklar.Giyinelim en güzel giysileri.Üzmeyelim bugün annemizi..." diye söylediği şarkı ise her bayramda beni tebessüm ettirerek o günlere gitmemi sağlar.Ben de anne olarak çocuklarımı bayram sabahları böyle kaldırıyorum.

Hatırlayabildiklerim bunlardan ibaret...

25 Mart 2008 Salı

Çok mutlıyum,çok heyecanlıyım,çok.............,çok...................

Şimdi bu mutluluğun sebebini soracak olursanız;
Benim bir senedir - evet,evet tam bir sene- Enes e kazandırmaya çalıştığım tuvalet eğitimiyle alakalı.En çok korktuğum iki mesele vardı.Sütten kesme ve tuvalet eğitimi.Sütten kesme bir o kadar kolay oldu ama tuvalet eğitimi için aynı şeyi söylemem imkansız...

Şu an için "hele şükür kazandı "diyebilirim.Emin e altı aylık hamileyken başlamıştım ve hamileliğin vermiş olduğu zorlukla birlikte,tuvalet eğitimi de fiyaskoyla sonuçlanmıştı.Daha sonra Emin doğunca tekrar denedik.Ama kardeş altına yapıyor ve seviliyor.Enes altına yapmıyor ama sevilmiyor (!) yine ters tepti.

Şimdi kendi isteğiyle ve kararlı olarak "Altıma bez bağlamanı istemiyorum." diyor.Bu durum beni çok mutlu ediyor.Ama korkuyorum.Daha önce de söyleyip tekrar tekrar başa dönmelerimiz çok olduğu için...:(

İşte mutluluğumun sebebi budur arkadaşlar.Allah tuvalet eğitimi kazandıracak olan arkadaşlara kolaylık versin...:P

...........................................................................................

Biz bu hafta başı itibariyle iyileştik arkadaşlar.Emin le başlayan virüs maceramız Enes ve babasıyla son buldu.En son eşime de bulaştı.Ben, neyse ki sadece -kusma ve ishal görmekten- mide bulantılarıyla atlattım bu dönemi.Eşim dinlenmeye fırsat bulamadığından ve şeker hastası olduğundan bünyesi kaldırmadı.Serum takılarak ancak bu dönemi atlattı..:(

Bu günlük de bu kadar günlük.Enes arka odadan bağırıyor.Emin de uyuyor.Ben de biraz Enes le ilgileneyim.