24 Aralık 2008 Çarşamba
Meyve suyu sıkıyor...
bizi korkutuyor...

davul çalıyor...(Günlerden:pazar saat:10.00 komşular çok memnun bu ücretsiz uyandırma servisinden:(((


çok acıkıp kekini afiyetle yiyor...
Bütün bunlardan sonra kitap okurken yorgun düşüp uyuya kalıyor....
Hem de bu işleri ücretsiz yapıyor.............:))))))
19 Aralık 2008 Cuma
17 Aralık 2008 Çarşamba
Bunun dışında Enes le (hergün yapamasak ta ) faaliyetlerini tatil boyunca yapmaya çalıştık.Tatilin ardından okula gitmek istemeyeceğini düşünmüştüm ama sabah bir kere "Enes okul vaktin geldi kalkar mısın?" dedim.Anında kalktı.Hemen giyindi.Öğlen de görmeye gittim.Öğretmenine çiçek götürmek istiyordu.Söz vermiştim.Ben alıp getiririm diye.Çok sevindi beni çiçekle görünce.Hemen öğretmenine götürüp verdi.Öğretmen de Enes i böyle beklemediğini olumlu yönde gelişmeler olduğunu söyledi.Yaptığımız faaliyetleri çok beğendiğini de ilave etti.Çok mutlu oldum.Çünkü Enes sınıfın yaramazları içerisinde ilk sıralarda yer alıyordu...:( Ben okuldan ayrılırken Enes in de benle gelmek isteyeceğini düşünmüştüm ama Enes "hoşçakal anne" dediğinde artık okuluna iyice alıştığını ve büyüdüğü düşündüm.Evet artık oğlum büyüdü ve inşallah herşey çok daha iyi olacak.
Annemlerde çocukları bıraktığım gün teyzesi Enes e "sünger bop" dergisi Emin de bu kitabı almış.Çok beğendim.Ama Emin in ilgisini pek çekmedi.Bir de bu aylarda itmeli çekmeli oyuncaklardan hoşlanırlarmış.Onun için de bu oyuncağı aldım.Bununla da pek ilgilenmedi.Emin lego tarzı oyuncaklara daha ilgi duyuyor.
Bu aralar çok fazla oyuncak aldım.Aşırı bir istek var içimde oyuncaklara.Küçükken çok oyuncağım yoktu.Ondan mı bilmiyorum ama neredeyse her hoşuma giden oyuncağı almak istiyorum çocuk gibi...Çok oyuncağım yoktu ama mutluydum.Şimdi ise çocukların çok oyuncakları var istedikleri oluyor ve aşırı bir memnuniyetsizlik ve mutsuzluk sözkonusu.Oyuncaktan çok anne-babayla birlikte vakit geçirmek bence çocukları daha mutlu ediyor.Enes le faaliyet yapmaya başlayalı daha mutlu.Ben bunu gözlemledim.
7 Aralık 2008 Pazar
faaliyet yapmak için hazır bekleyen Enes...
28 Kasım 2008 Cuma
Daha onra ordan alınıp yere ,oradan da büyükçe bir bardağa el yardımıyla boşaltılır.
Bu şekilde gerekli malzemeler şekil değiştirip tanınamaz hale geliceye kadar ordan oraya,ordan oraya aktarılarak devam edilir.
Son olarak tatlımız istenilen kıvama gelince yenilir.Afiyet olsun...:)))
24 Kasım 2008 Pazartesi
(hazır vaziyette servisinin gelmesini bekleyen okul çocuğu)
İki üç aydır yemek sorunu yaşıyoruz Enes le...Küçüklüğünden beri iştahsız ve yemek seçen bir çocuk değildi.Şimdi de iştahı yerinde ama yemek seçmelerimiz aşırı çoğaldı.İstiyor ki hergün makarna,pizza,yengeç burger(hamburger) yapayım.Tabi ki hergün hergün bunları yapacak değilim.Kendimiz için yaptığımız yemeklerden yemesini istiyorum.Aslında zorlamıyorum.Ama tadına bir kere bakması için zorluyorum.Çünkü daha tadına bakmadan "bu kötü.Kötü yapmışsın.Ben bunu yemem.Yine mi dün yediğimiz yemeği yiyeceğiz?Anneler çocukları okuldan gelince yesinler diye güzel yemekler yapar" vs. vs.Sonu gelmiyor bu sözlerin.Diyorum ki eşim eve gelecek diye elim ayağıma dolaşmıyor ama Enes gelince yine nelere bahane bulacak diye elim ayağıma dolaşıyor...:))) Okulda ise herşeyi yiyor.Kapuska yemeğinden tut,brokoli çorbasına,sosisli makarnadan tut,ciğerli pilava kadar...
Geçen gün dedim ki:"okulda da bu yemekler pişiyor.Nasıl yiyorsun?
verilen cevap ilginç:"okulda yerim ,evde yemem!!!"
"Neyse" diyorum.En azından orda yedikleriyle gerekli vitamini alır.Bu görüntü de geçen gün yaptığım kereviz yemeğinin tadına bakması için zorladığım sahneden...(Halbuki eşim de çok beğenmişti yemeği.Ama aynı yemek için Enes teki surata bak...)
"Tamam yemesin kalksın" diyorum.Biraz sonra başlıyor."içim kazınıyor,ölücem.Yemek ver.Bisküvi yiyim,çikolata yiyim,şeker yiyim,corn flakes yiyim" demeye.Ben de izin vermiyorum.Yine bir savaş çıkıyor.Zaten hemen hazır savaş açmaya...
Pasta,börek çöreğe bayılıyor.Geçen gün zeytinli poğaça yapıp evde sıkıldılar diye hem piknik yapabileceğimiz hem de parkı olan bir yere gittik.Götürdü poğaçaları.Nasıl iştahlı iştahlı yedi anlatamam."Anne ben buna bayılırım,bayılırım.Çok güzel yapmışsın" dedi durdu...:)))
Yine geçen gün canı puding istemiş.Yemeklere de çok itiraz etmemişti.Tabağındakileri yemişti.Bari mükafat olsun dedim.Bütün malzemeleri kendisi koydu.Kendisi pişirdi.Ben sadece kaselere koydum.Soğumasını bile bekleyemedi.Hemen oturdu yedi.Bir yandan da "anne çok güzel yapmışsın,eline sağlık "diyor.Ben de "ben yapmadım ki ;sen yaptın ya...Senin eline sağlık dedim"Çok hoşuna gitti.Kikir kikir gülmeye başladı beklemediği bu cevap karşısında...
17 Kasım 2008 Pazartesi
Böyle sandalyeyle fırına yetişmesi ve camdan bakması ile sandalyeyi ortalıktan kaldırmak zorunda kaldım.
Evi dağıtma ve karıştırma son hızla devam ediyor...
"Üstünü giyin" diyorum eline geçirdiği kıyafetlerini böyle kafasının arkasına geçiyor ve tutuyor.Bayılıyorum...
Enes sevilmekten daha doğrusu dokunulmaktan hoşlanmayan bir çocuk.Emin de tam aksine.Sevilmekten ve kendisine dokunulmasından çok hoşlanıyor.Böyle yastığa kafasını koyup elimi alıyor.Yüzüne değdirip "cici" yaptırıyor.Kedi gibi sevildikçe kendinden geçiyor.
Hoşçakal sevgili günlük. (Adın günlük ama ben haftada ya da onbeş günde bir yazabiliyorum:)))Emin uyanmadan akşam yemeğimi yapmalıyım.Yoksa ayaklarıma dolanıp ağlayan bir çocukla yemek yapmak ne kadar zor olur değil mi?Bir de yemek hazır olmadan Enes okuldan gelmişse...Eyvah!!!İşte o zaman yandım.......